Mazars Denge CEO/SUSTAINABILITY AMBASSADOR

“Networker” olmak ya da olmamak….

Genel, Girişimcilik, Yazılarım - Dr. İzel Levi Coşkun - Kasım 18, 2009

Doğru kullanmayı bildikten sonra internet inanılmaz hızlı ve az maliyetli bir networking aracı… Peki bu aracı doğru kullanmak için ne yapmalıyız?

Chicago’da katıldığım bir toplantıda konuşmacı Scott Klososky’nin (www.technologystory.com) anlattıklarından aldığım şaşırtıcı 1-2 not şöyle: “Yapılan bir araştırmada reklamlara yüzde 13 seviyesinde inanırken arkadaşlarımıza inanma eğilimimiz yüzde 80 civarındadır. Teknoloji, yayıncı, editör ve medya elitlerinin gücünü elinden almaktadır. Artık kontrol sahibi olan insanlardır. Artık ‘word of mouth’ yerine e-word of mouth sözünü kullanmanın zamanıdır.”

Gelecek 10 sene içinde gazete ya da dergileri internet üzerinden okuyan sayısı iyice arttığında acaba bunları kağıt üzerinde basmaya ne kadar devam edeceğiz? Ya da internetin televizyonların yerini aldığını ne zaman görebileceğiz? İnternet harici bir mecrada yayınlanan her hangi bir reklamın etki alanı ve hızı internet ortamındaki başarılı bir viral reklamın etki alanı ve hızına yetişebilir mi? Bu ve benzeri sorulara işletmeler ne kadar hazır? Biz birey olarak bu büyük değişimin ne kadar farkındayız? Cevap evet ise bu değişimden kendimize nasıl fayda sağlayabiliriz?

“Networker” olmak ya da olmamak

Harvard Business Review’ün Ocak 2007 sayısında ilginç bir makale okumuştum. Konu networking ile ilgiliydi. (Herminia Ibarra & Mark Hunter – How Leaders Create & Use Networks) Yazıya göre 3 tip network bulunuyor. İlki operasyonel ağ. Herhangi bir işin etkin yapılması adına oluşturulan, genelde de aynı iş yerindeki grubun ele alındığı network. Operasyonel bir görevin tamamlanmasında rol oynayan kişilerin tümü, aslar, üsler, aynı seviyedekiler gibi tedarikçi, müşteri, dağıtım sorumluları operasyonel ağa girer. Kontaklarımız günlük operasyonel ihtiyaçlarımızın giderilmesine yönelik olup ana kontakların seçimi pek isteğe bağlı değildir. Çünkü bu kontaklar iş yerimizdeki organizasyon içinde hali hazırda biz onları seçmeden karşılaştığımız kişilerdir.

2’nci çeşit ise kişisel ağ. Bu ağda amaç hem gündelik hem de gelecek göz önüne alınarak potansiyel gelişime yönelik ağ kurmaktır. Profesyonel kuruluşlar, üye olunan çeşitli dernekler, hobi ve ilgilere yönelik gruplarda kurulan ilişkiler hep kişisel ağ sınırları içindedir. Bu tip ilişkiler önemli referanslar, geliştirici nitelikte destek gibi sonuçlar çıkartabilir. Ana kontaklar kısmen devamlılık arz eder. Kimin ne ile ilgili olduğu başta tam açık olmayabilir.

3’üncü çeşit ‘networking’ ise stratejik olarak adlandırılıyor. Etki alanı dışında yer alan kişilerle kurulan yatay ve dikey ilişkiler olarak tanımlanabilir. Hedef direkt olarak geleceğe yönelik ilişkiler kurmak. Bu ilişkiler zamanı geldiğinde büyük bir kaldıraç etkisi yaratabilir. Gelecek ile ilgili öncelik ve zorlukların belirlenmesi ve bu doğrultuda menfaat sahiplerinden destek alınması bu tip ağların diğerlerine göre daha çok yatırım gerektirmesi sonucunu doğurur.

Artık öncelik “Google it”te

Belki de son 5-6 yılın yeni geleneği… İş ya da özel ilişki fark etmez. Biriyle yeni tanışacaksınız. İlk yaptığınız şey o kişiyi “google”lamak. O kişi hakkında hiçbir şey bulamamaktan daha beteri o kişi hakkında kötü bir şey yazıyor olması. İstemediğiniz bir şey yazıyorsa tek şansınız bol bol iyi şeyler yazdırarak o kötü ibareyi arama motorlarında arka sıraya attırmaya çalışmak… O bilgi “klik”lendiği sürece onu internetten silmeniz ne yazık ki pek mümkün değil… İnternete konan herhangi bir bilginin “e-yayılma” hızı ve erişim gücü ise günümüzdeki tüm mecraların üzerinde…

Ya da başka bir örnek verelim. İş için biriyle görüşeceksiniz. Yaşasın! Linked in’de buldunuz. Bir sürü bilgi var. Ama suratı yok, koymamış resmini… Utangaç, çekingen, gizemli, özel o… Tanıyıp tanımadığınızı karşılaşma anına kadar çıkarmanız mümkün değil… Hayal kırıklığı!

Bahsi açılmışken yeni bir mülakat eğiliminden bahsedeyim. Artık özgeçmiş rafa kalkıyor. Özgeçmiş yerine mülakata gidenler blog adreslerini veriyorlar. Beni tanımak istiyorsanız bloguma bakabilirsiniz. Her şey orada, özgeçmişten çok daha detaylı…

Örnekleri arttırmak mümkün… Ancak doğru kullanmayı bildikten sonra internet inanılmaz hızlı ve az maliyetli bir networking aracı… Peki bu aracı doğru kullanmak için ne yapmalıyız? 10 sene öncesine göre ulaşılması son derece güç olan yerlere internet vasıtası ile ulaşmak çok kolay. Ama yapılması gereken belirlediğimiz hedefe sadece umarsızca e-postalar yazmak mı?

Kesinlikle HAYIR. İş ortamında başarılı olmanın bir yolu da yukarıda bahsi geçen 3 çeşit networku etkin bir şekilde yönetmektir. Bunu sağlamak için de 3 adıma ihtiyacımız var. Web siteleri ile birlikte üzerinden geçelim…

www.addictomatic.com. Bu site son haberler, bloglar, video ve imajlar üzerinden çoklu arama yapan bir site. Bu site networking yapmak için ilk adım olan “neler olduğunu dinlemek” için son derece uygun bir site.

www.wired.com ise özellikle ileri teknoloji konusunda haberleri takip etmek için tek kelime ile harika…

www.siia.net yazılım ve bilişim teknolojileri konusunda her türlü yenilikten sizi haberdar edebilecek bir site.

www.ted.com çeşitli kategorilerde inanılmaz insanların inanılmaz konuşmalarını izleyebileceğinizi bir yer.

– Bir başka site www.namechk.com. İsminizin (şirket ya da şahsi) alınıp alınmadığı hakkında çoklu arama yapan ve uygunsa bu ismi kaydettirmenize olanak sağlayan site. Networking’in ikinci adımı olan “işin içine girmek” için elzem. Linked in ve facebook’a zaten üye olduğunuzu ve size ait web sitesi ya da blog olduğunu varsayıyorum.

– Peki, hiç www.twitter.com u denediniz mi? Bu site hem cep telefonu mesajı hem de internet mesajları yolu ile sosyal çevreniz ile iletişimde kalmanızı sağlıyor.

– Şirketinizi www.fastcompany.com a kaydettirmenizi kesinlikle tavsiye ederim.

www.yammer.com mesleki tecrübelerinizi on-line kullanabileceğiniz, sorularınıza cevaplar alabileceğiniz operasyonel network geliştirmek için son derece faydalı bir site.

– Üçüncü adım ölçüm ile ilgili. Önce “dinleyip” peşinden de “işin içine girdikten” sonra yaptıklarınızın sonuçlarını “ölçmeniz” gerekiyor. Bunun için www.alexa.com , www.socialmention.com, www.socialrelevancy.com sitelerinden şirket ya da kendiniz ile ilgili sıralama ve sonuçlara ulaşabilirsiniz. Stratejik network kurabilmek içinse sizi takip edenlerin sayısını mutlaka arttırmanız gerekiyor.

– “Ben bir site ile baş edemiyorum birkaçını nasıl kontrol edeyim” diyorsanız çok web sitesi kullanımlarını bir araya getiren iPhone uyumlu www.tweetdeck.com imdadınıza yetişiyor. Bunun yanı sıra twitter hesaplarının sarı sayfaları olan bilinen www.twellow.com sitesinden de çok geniş bir kapsama alanı olan twitter network ağınızın etkin kullanımını sağlayabilirsiniz.

Bitirmeden son söz; İnternet üzerinden network geliştirme çabanızı belli bir zaman dilimi ile kısıtlamanızı tavsiye ederim. Yoksa yaşamınızın tümünü ele geçirebilir.

Email: icoskun@mazarsdenge.com.tr
Website: www.mazarsdenge.com.tr

* Bu makale İş’te İnsan’da yayınlanmıştır.

Bu yazıyı paylaş

Yorum yok

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.