Mazars Denge CEO/SUSTAINABILITY AMBASSADOR

“SÜREKLİLİKTEN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞE” KİTABIMIN HARVARD BUSINESS REVIEW’DAKİ RÖPORTAJI

Haberler, Sürdürülebilirlik - Hayriye Ocak - Aralık 27, 2021

HARVARD BUSINESS REVIEW TÜRKİYE

Ekim 2021

Serdar Turan, Yonca Altun

Hayatımız İş

Uzun yıllardır kurumsal sürdürülebilirlik alanında sayısız çalışmalarda bulunan, Mazars Denge CEO’su ve sürdürülebilirlik elçisi İzel Levi Coşkun, bu alanda geniş bir perspektif sunan Süreklilikten Sürdürülebilirliğe: Bir Kurumsal Sürdürülebilirlik Yolculuğu adlı kitabını geçtiğimiz haftalarda yayımladı. Kitap sürdürebilirliği daha sıkı kucaklaması için iş dünyasına önemli bir yol haritası sunarken yine gençler ve hayatının her alanında sürdürülebilirliğe yer vermek isteyen birçok kitle için de altın değerinde bilgiler içeriyor.

HBR: Kitabınız “Hayatınızı inandığınız değerlere göre yaşayabiliyor musunuz?” sorusuyla başlıyor. Bu neden önemli? Günümüzde kurumsal dünyadaki bireyler bunu ne kadar gerçekleştirebiliyor?

COŞKUN: Piramit gibi bir şekil düşünelim. Sizi siz yapan değerleri piramidin ilk basamağı ya da temeli olarak kabul edersek bu temelin hemen üzerinde uzun vadeli hedefler bulunduğunu varsayabiliriz. 15-20 yıl sonra kendinizi nerede görmek istediğiniz uzun vadeli hedeflere örnek teşkil edebilir. Uzun vadeli hedeflerin üzerinde orta ve kısa vadeli hedefler bulunur. Piramidin en tepe noktasında da gündelik yaptığımız işlerin yer aldığını hayal edelim. En tepedeki gündelikyaptığımız işlerle temelde yer alan ve bizi bizyapan değerler arasında bir uyumsuzluk olursa bu kişinin iç dengesini bozar ve mutsuzluk yaratır. Aynı durum şirketler için de geçerlidir. Yani şirketlerin kimliklerini ortaya koyan temel değerleriyle uyumsuz aksiyonlarda bulunmaları halinde içeride kaos yaşanır. Kendini kısmen de olsa tanıyabilmiş bireyler kurumsal dünyada kendi değerleri ile örtü şen şirketlerde çalışmayı tercih ediyorlar. Burada asıl sorun günümüzün iş dünyasını şekillendiren ve belli bazı genel kabul gören temellere oturtulmuş değer ve inanç kalıplarının çevre ve toplumu da kapsayan bütünsel bir bakış açısını yansıtmakta yetersiz kalmasıdır. Buradan kastım, yine örnek vermek gerekirse, dünyadaki tüm canlıların hayatını olumsuz yönde etkileyen muazzam bir iklim krizi ile karşı karşıyayız. İnsanlık olarak ciddi birtakım hatalar yaptık ki bugün bu noktaya geldik, iş dünyasının, özellikle de liderlik pozisyonunda bulunanların iklim adaletinin sağlanması adına üzerine alması gereken sorumluluklar şimdiye kadar inandıkları ve uyguladıkları değerlerle örtüşmüyor olabilir. Bu da bireylerin genel kabul gören değerler ile olması gereken değerler arasında bocalaması sonucunu doğuruyor.

HBR: Bakış açımızı süreklilikten sürdürülebilirliğe evriltmek ne demek? Bu söylemin özünde hangi içgörüler var?

COŞKUN: Bakış açınızı süreklilikten sürdürülebilirliğe evriltmek, önce toplum ve çevreyi doğrudan birer paydaş olarak kabul etmekle başlıyor. Başka bir deyişle yaptığımız her işte, attığımız her adımda toplum ve çevreyle olan bağımızı fark etmek ve yarattığımız etkiyi bütünsel olarak değerlendirerek kararlarımıza yön vermesini sağlamaktır. Buna alışkın değilizçünkü şu anda yönetimsel gücü elinde tutan kuşaklar, toplum ve çevreyi yapılan işin ayrılmaz birer paydaşı olarak kararlar ve operasyonlarla ilişkilendirmeyi dolayısıyla konuya bütünsel olarak bakmayı öğrenmediler. Dolayısıyla, hâlâ ekonomik getiri elde etmek, büyümek, rekabet avantajı elde etmek ve kendi çıkarını maksimize etmek gibi çıktıların alınan kararlarda etken olarak başrolü oynadığını gözlemliyorum. Ben bu çıktılara dayalı yaklaşımları, yazdığım kitapta süreklilik bakış açısı olarak nitelendirdim. Bu çıktıların sonuçlarına baktığımızda vardığımız noktada iklim adaletsizliği ve toplumsal adaletsizlik var. Süreklilikten sürdürülebilirliğe evrilebilmek için entegre raporlarda bahsi geçen iş modeli yaklaşımını girdiler, aktiviteler, çıktılar ve sonuçlar bağlamında, sonucun girdiyi de şekillendirdiği döngüsel bir hareketle ele almak gerekiyor. Tabii bu döngüsel hareketin içine toplumsal ve çevresel faydayı dahil etmeden sürdürülebilir kalkınma amaçlarına ulaşmaktan bahsedemeyiz.

HBR: Sürdürülebilirlik konusu, üzerinde bir süredir yoğun bir şekilde konuşmamıza rağmen, neden birey ve kurum nezdinde istediği yeri edinemiyor? Nedir buradaki temel eksiklikler?

COŞKUN: Burada iki temel problem önümüze set çekiyor. Bunlardan birincisi doğru olduğuna inanmış olduğumuz süreklilik tarafını besleyen davranış kalıpları. Diğeri ise terk etmekte çok zorlandığımız konfor alanımız. Süreklilik tarafını besleyen davranış kalıpları çoğunlukla paraya dayalı bir ölçüm sistemi ile hayatımıza yön veriyor. Sürdürülebilirlik tarafında arzu edilen hedeflere varılabilmesi için, hukuk, vergi, muhasebe ve uluslararası anlaşmalar gibi doğrudan toplumsal ve çevresel ilişkilerimizi şekillendiren kural ve sistemlerin sürdürülebilirlik bakış açısıyla yeniden ele alınması gerekiyor. Ekonomi kavramının sadece ekonominin değil toplumsal ve çevresel çıkarın da korunacağı şekilde yeniden yapılandırılmasına ihtiyaç var. Kuşaklardır süreklilik bakış açısıyla yol alan bir sistemin bir anda değiştirilmesi yerine “mış” gibi yapmak birçok kurum ve kişiye daha kolay geliyor. Halbuki, sürdürülebilir kalkınma kavramı “faydayı tek merkezde toplayan” ve tüketime dayalı ekonomik modeli, “faydayı genele yayan,” çevre ve toplum dahil tüm paydaşların birlikte yararlandığı bir modele dönüştürüyor. Sürdürülebilir kalkınmanın tanımında dayer aldığı gibi eğer bugün gelecek kuşakların hayatını olumlu yönde etkilememeyi amaçlıyorsak bunu kısa vadeli düşünerek başaramayız. Hele ki sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin her birinin yerkürede aşılması gereken birer sorun olduğunu kabul edersek bugünden attığımız her adımın gelecekte nasıl bir etki ve ne gibi sonuçlar yaratacağını çok iyi hesaplamamız gerekiyor. © Harvard Business ReviewTürkiye Ekim 2021 RÖPORTAJIN DEVAMI İÇİN HBRTURKIYE.COM

Bu yazıyı paylaş

Yorum yok

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Instagram

No images found!
Try some other hashtag or username